19 Ocak 2014 Pazar

geceye düşerken

ocakınondokuzu2014

bazen tanıdık bir ses, duymak istediğin,
bir gece boyunca yanında sevdiğin bir koku;
bu yalnızlığın bir ömre bedel olduğuna inanırken yavaş yavaş
bir uykuyu ikiye bölüp uyumak aradığın.
ve bazen, adını bilmediğin insanlardan korkarken,
onları sevememekten,
yarın gideceğin yeri düşünmeden sevmek dünyayı,
dünya gibi serilirken, tapınağın üzerine kurulduğunu seyretmek,
yabancı bir tapınak değil, bildiğin bir inancın eseri;
bir insanın etini, kanını, canını özlemek değil,
ama insanı özlemek, ona dokunmadan
ya da bazen sadece dokunarak gidermek yalnızlığı.

bazen, bir esinti geçiyor içimden,
bir başkası değil, onu bıraksın içine istiyorum,
uzun uzadıya değil belki, ama
arada bir sarsılsın yalnızlık diye.
vaat edemiyorum hiçbir şey,
ne kendime, ne etrafımdaki güzel şeylere;
her ne güzellik varsa, ben için değil şimdilik.
hava karardığında, gece geldiğinde
içimdeki soğuk rüzgarlara dur de arada bir
bildiğim bir ses, bir dokunuş, bir uyku ile,
fazlasında yok gözüm.
yeni bir borç için belki de çok yaşlıyım zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

benim de söyleyeceklerim var!