25 Nisan 2014 Cuma

şehirleşme üzerine

nisanınyirmidördü2014

yıkık dökük bir şehre bakıyordum
alabildiğine uzaktan.
bazı insanlar yeniden inşa ediyor,
şehrin ruhuna dokunuyordu
tanıdık bir mizaç görmek için.
çoğu için geçmişin enkazı olan,
şimdilerde parlak camların yüseldiği bu şehir,
pırıltılı süslerle saklamaya çalıştıkları kendileriydi.
ben alışkındım harabelere dönüşmüş memleketleri parıldatmaya çalışanlara
ve karşıydım yıkımı unutturmaya.
yıkılan, benim için hep yıkık kalmalı,
harabe, daima yıkımı hatırlatmalıydı.
insan unutur, şehir hatırlatır.

sonra bir an düşündüm de,
burası benim şehrim değil, bu yıkım benim değil,
az sonra terk edeceğim, kendi harabelerim cebimde,
bu kadar bilmişliğin alemi yok.
herkes kendi ölümünün sahibi neticede.
sadece cenazeleri kaldıranların 
keşke son bir şansı olsa,
ölene nasıl gömülmek istediğini sormak için.
o da olamayan pek çok şeyden biri işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

benim de söyleyeceklerim var!