mayısınyedisi2013
bir merdiven buldum önce kendime,
ayaklarını sapladım toprağa
ve tırmanmaya başladım göğe doğru.
yeterince yükselince yerden,
fark ettim dünyanın yüzünden
göğe yükselen elleri ve tuttukları balonları.
hepsi güzel değildi, belki çoğu çirkindi bile;
ama anladım ki, göğe doğru üstümüzü kaplayan bahar,
bizden ibaretmiş, bizmişiz.
bir kaza yeriydi dünya
hepimiz fail, mağdur, maktülü oynuyorduk,
kime gerçekten ne olmuş bilmeden
iyi, kötü, çirkin ve diğerleri
bir fırtınadan diğerine koşuşturuyorduk düşe kalka.
açtığımız yollarda şimdi çiçekler açıyor,
yeni dünyalar, eskilerinin üstüne kuruluyor.
yanlışlarla dolu bir sözlükten fışkırmış gibi sözlerimiz.
ne, nereye gidiyor, ne yapacak bu davayı, belirsiz.
uzaklardan bakınca, herkes birbirinin aynı.
göğsümde noktaları birleştiriyorsun,
yaratıcımın eli beliriyor üstümde,
açıyorum kanatlarımı, seni arıyor gözlerim;
ben biterken başlama, ben başlayacakken bitme
diyerek ağlıyor dünya omzumda.
yol yakınken yoldan çıkalım.
çünkü bildiğim hiçbir dilde yok bakışının adı.
dillendiremiyor erkek ve kadınlar,
tutamıyor düşünceni zihinlerinde.
tam bu dünyanın üstünden geçerken
erisin kanatlarım,
düşeyim yatağına,
bir eksik sevgin kalsın.
bir kutu içinde, iki can;
binlerce kolla sarıyor tutku kalbi.
göğün imparatorluğu bile bitiyor öyle anlarda,
boynu bükük bir dünyada, ne diye dik duralım ki?
bir merdiven buldum önce kendime,
ayaklarını sapladım toprağa
ve tırmanmaya başladım göğe doğru.
yeterince yükselince yerden,
fark ettim dünyanın yüzünden
göğe yükselen elleri ve tuttukları balonları.
hepsi güzel değildi, belki çoğu çirkindi bile;
ama anladım ki, göğe doğru üstümüzü kaplayan bahar,
bizden ibaretmiş, bizmişiz.
bir kaza yeriydi dünya
hepimiz fail, mağdur, maktülü oynuyorduk,
kime gerçekten ne olmuş bilmeden
iyi, kötü, çirkin ve diğerleri
bir fırtınadan diğerine koşuşturuyorduk düşe kalka.
açtığımız yollarda şimdi çiçekler açıyor,
yeni dünyalar, eskilerinin üstüne kuruluyor.
yanlışlarla dolu bir sözlükten fışkırmış gibi sözlerimiz.
ne, nereye gidiyor, ne yapacak bu davayı, belirsiz.
uzaklardan bakınca, herkes birbirinin aynı.
göğsümde noktaları birleştiriyorsun,
yaratıcımın eli beliriyor üstümde,
açıyorum kanatlarımı, seni arıyor gözlerim;
ben biterken başlama, ben başlayacakken bitme
diyerek ağlıyor dünya omzumda.
yol yakınken yoldan çıkalım.
çünkü bildiğim hiçbir dilde yok bakışının adı.
dillendiremiyor erkek ve kadınlar,
tutamıyor düşünceni zihinlerinde.
tam bu dünyanın üstünden geçerken
erisin kanatlarım,
düşeyim yatağına,
bir eksik sevgin kalsın.
bir kutu içinde, iki can;
binlerce kolla sarıyor tutku kalbi.
göğün imparatorluğu bile bitiyor öyle anlarda,
boynu bükük bir dünyada, ne diye dik duralım ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!