7 Ağustos 2012 Salı

gidemeyen bir şey hakkında

ağustosunyedisi2012

bir insanı geçmişe gömmek, 
onu dualarla uğurmalamak
yaşamanın, keskin dişleri arasında  
mümkün değil belki de.

çok mezarlar açtım içimde
çok kez sardım sarmaladım seni
ve affettim;
güzel kokulara buladım hatıranı,
kendime emanet ettim.

rüyalar, yeni evin,
terk et istiyorum zihnimi
ama terk etme beni.

bir insanı zamandan başka bir diyara
emanet ettiğinde;
bir insanı kendi içine gömüp
yaşayabileceğini düşünecek kadar 
kibre yenildiğinde, 
yaşamaya devam eden tek şey
içindeki göklere dair hikayeler oluyor.

yaşlanmak istemiyorum
kaçırmaktan korkuyorum günlerimi,
korkunun tadından;
ama gideceksen,
gidebileceksen
ya da çoktan gittiysen ben görmeden,
razıyım yaşlı bir adam olmaya.

bir hayali, yeni bir hayalle gömemiyor insan.
içine kaç mezar açarsan aç, 
uyuduğun sürece
yaşayacak bir yer buluyor
sende bıraktığı parçası.

ne yaman şeymiş bu,
varlığı da yokluğu da dağlıyor bir tarafını insanın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

benim de söyleyeceklerim var!