şubatınonaltısı2014
söyleyeceklerim bitmemişti ama
sesin de telkin etmiyordu
anlatmam için.
şarkı söylemediğin günler
benim için var mıydı bilmiyorum,
ama bir albümün son şarkısı gibi
ansızın kesilmişti sözlerin.
yapacaklarımın önünü kesiyordu yaptıklarım
ve hiç olmamış muamelesi görüyordu sevmelerimiz.
öyle zamanlardan geçiyorduk ki bazen,
kolektif nobranlığın bir parçası olmak istememek
bir cürüm olmuştu.
tam böyle bir zamandı işte seni özlediğim ilk an.
sonra zamana bıraktık kendimizi,
milyarlarca kum tanesi
beraberce savrulduk
bir hazneden diğerine, uyuyabilmek için.
uyandığımızda, kanımız kirlenmiş,
etrafımızdakilere yabancı,
tükenenden habersiz
tüketiyorduk kendimizi.
böyle çok kaybolduğum bir gündü işte
seni yeniden çok özlediğim ilk an.
bardağın boş kısmı önemsizdi,
fakat o dolu kısım
ve içindeki her bir damla,
o var olanı kaybetme korkusu,
bir ömür sürdürdü, kalanı yitirmenin kabusları.
ya sonra ne oldu?
tutabildik mi bizi ya da etrafımızdaki dünyayı?
bomboş değil mi bizim bardaklar
ya da ufacık bir damlayla mı
giderir olduk bu bir ömürlük susuzluğu?
böyle çok korktuğum bir ömrün bir parçasıydı işte
seni yeniden bize karıştıramayacağımı anladığım ilk an.
söyleyeceklerim bitmemişti ama
sesin de telkin etmiyordu
anlatmam için.
şarkı söylemediğin günler
benim için var mıydı bilmiyorum,
ama bir albümün son şarkısı gibi
ansızın kesilmişti sözlerin.
yapacaklarımın önünü kesiyordu yaptıklarım
ve hiç olmamış muamelesi görüyordu sevmelerimiz.
öyle zamanlardan geçiyorduk ki bazen,
kolektif nobranlığın bir parçası olmak istememek
bir cürüm olmuştu.
tam böyle bir zamandı işte seni özlediğim ilk an.
sonra zamana bıraktık kendimizi,
milyarlarca kum tanesi
beraberce savrulduk
bir hazneden diğerine, uyuyabilmek için.
uyandığımızda, kanımız kirlenmiş,
etrafımızdakilere yabancı,
tükenenden habersiz
tüketiyorduk kendimizi.
böyle çok kaybolduğum bir gündü işte
seni yeniden çok özlediğim ilk an.
bardağın boş kısmı önemsizdi,
fakat o dolu kısım
ve içindeki her bir damla,
o var olanı kaybetme korkusu,
bir ömür sürdürdü, kalanı yitirmenin kabusları.
ya sonra ne oldu?
tutabildik mi bizi ya da etrafımızdaki dünyayı?
bomboş değil mi bizim bardaklar
ya da ufacık bir damlayla mı
giderir olduk bu bir ömürlük susuzluğu?
böyle çok korktuğum bir ömrün bir parçasıydı işte
seni yeniden bize karıştıramayacağımı anladığım ilk an.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!