23 Şubat 2014 Pazar

geçmiş aşık

şubatınyirmiüçü2014

geçmişten bir nefes çektim ciğerlerime,
fotoğraflardan ibaret, belki de hiç yaşanmamış günler için
mumlar yaktım, dizlerimin üstüne çöktüm.
sen, zamanın seni savurduğundan da güzeldin
bense hep biraz fazla yalnız.
bir fırtına değildi gemimizi batıran
yahut bir yangın, bizi birbirimizden ayıklayan.
yalnızca benim günaha dokunan ellerim
bizi boğazlamaya kalkmıştı.

öyle ki, şimdi aynı fırtına
hala ensemde, beni kolluyor,
ayartmanın peşinde gözlerimi yoldan;
sense çoluk çocuğa karışmış
güzel kaderini ekip biçiyorsun.

zamanın bizim için kanıtladığı tek şey,
yalnızlığa ait olanın, 
yalnızlığı her zaman boynunda 
bir idam haladı gibi taşıdığı
ve taşıyacağından ibaret.

bir ömür boyu birikeceğime 
burada biteyim dedikçe
yolsuz bir nehir gibi koşuyorum
denizin kokusuna doğru.
ama vardığım yer benden küçük nehirler,
korkuyorum, ulaşamamaktan.

bu sahipsizlik öyle yabancı ki
hatırladığım sözlerindeki sıcaklığa,
bazen bir ömürdür yandığımın
ama kül olamadığımın ilanı gibiyken,
hayalsizlik gibi her nefes.

uçurtmalar rüzgara tok, kimse uçmak istemiyor artık.
geçmişe ibadet eder gibi, eksik ve yalnız
dünün sırılsıklam aşık çocukları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

benim de söyleyeceklerim var!