aralıkınyirmibiri2012
yürüyor cebinde taşlar.
utancının sıkışmış halleri,
kırdığı kalplerden kalan anılar.
cevaplanamayan nedenler,
itiraf beklentileri.
yoktu işin kötüsü,
bir açıklama, bir söylev,
bir özür ya da aydınlanma.
bir karabasandan uyandı adam
ve yıkarak yürüdü bir şehri.
yıkıntının kalbinde durduğunda,
pişmandı ellerine bulaşmış pervasızlıktan.
deniz onu çağırıyor,
sesini yenecek dalgalar,
sakince yolu gösteriyor.
şu belki ağırlığını alır taşların diye
yavaşça süzülüyor adam;
bir nevi korkusuzluk, kendini bilmezlik içinde
deniz söküp alıyor ayaklarını.
ödeşmekten bahsediyorlar o giderken,
eşitlenmekten.
bazıları sadece ölümle sağlar zaten adaleti.
yürüyor cebinde taşlar.
utancının sıkışmış halleri,
kırdığı kalplerden kalan anılar.
cevaplanamayan nedenler,
itiraf beklentileri.
yoktu işin kötüsü,
bir açıklama, bir söylev,
bir özür ya da aydınlanma.
bir karabasandan uyandı adam
ve yıkarak yürüdü bir şehri.
yıkıntının kalbinde durduğunda,
pişmandı ellerine bulaşmış pervasızlıktan.
deniz onu çağırıyor,
sesini yenecek dalgalar,
sakince yolu gösteriyor.
şu belki ağırlığını alır taşların diye
yavaşça süzülüyor adam;
bir nevi korkusuzluk, kendini bilmezlik içinde
deniz söküp alıyor ayaklarını.
ödeşmekten bahsediyorlar o giderken,
eşitlenmekten.
bazıları sadece ölümle sağlar zaten adaleti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!