eylülünyirmüüçü2012
bazen fırtına sonrası kalandır sevgi,
bazense fırtınada ilk düşen ağaç.
bir fırtınaya nasıl bakarsan
öyle görürsün saplanmayı
ve yürümeyi.
sevgi sırtındaki yüktür bazen, bir ömür,
bazen sen sevgi olur, başkasının sırtına uyursun.
söylenmez aşıklar, yol güzeldir onlara
ama bazen, öpmeyi, dokunmayı hayal edemediğindir de
elindeki fener, kalbindeki ışık.
sen gelmeden önce
başkasının bıraktığı bir fırtına gibi
öfke içinde, bir ıslıkla savruluyordum, korkusuzca.
bazen sevgi, sabrı tüketmekti o zamanlar,
sadece altı çizili kelimeleri okumaktı bir yazıda;
yalnızca sonbaharı hatırlamaktı.
sonra sen geldin.
her şey güzel olacak sandım
ve sarıldım fikrine.
bir fırtınaya rüzgarı anlatmak nedir?
ayırabilir misin yağmuru
toz ve suyun bıraktığı kokudan?
bazen koşmaktır yürümek, soruları cevapsız bırakarak;
arkada kalmaya, cevapları bilmemeye aldırmamaktır bazen.
bazen cevaptır zaten geride bırakılmak da, anlamaz insan;
sevmeye uyanıp, elini tutacak cesareti bulamamaktır,
cevap vermektense kendi kalbini avucuna tutuşturmaktır yaşamak.
gereğinden çok uzamış bir çift dizeyiz biz.
başlamaktan korkan, bitmekten korkan,
salt yürüyebildiğinden, yürümenin sonsuzluğuna aldanmış iki çocuk.
nerede duracaksak orada anlat bana rüzgarı.
ne daha önce duyulsun hikayem, ne daha sonra.
bazen fırtına sonrası kalandır sevgi,
bazense fırtınada ilk düşen ağaç.
bir fırtınaya nasıl bakarsan
öyle görürsün saplanmayı
ve yürümeyi.
sevgi sırtındaki yüktür bazen, bir ömür,
bazen sen sevgi olur, başkasının sırtına uyursun.
söylenmez aşıklar, yol güzeldir onlara
ama bazen, öpmeyi, dokunmayı hayal edemediğindir de
elindeki fener, kalbindeki ışık.
sen gelmeden önce
başkasının bıraktığı bir fırtına gibi
öfke içinde, bir ıslıkla savruluyordum, korkusuzca.
bazen sevgi, sabrı tüketmekti o zamanlar,
sadece altı çizili kelimeleri okumaktı bir yazıda;
yalnızca sonbaharı hatırlamaktı.
sonra sen geldin.
her şey güzel olacak sandım
ve sarıldım fikrine.
bir fırtınaya rüzgarı anlatmak nedir?
ayırabilir misin yağmuru
toz ve suyun bıraktığı kokudan?
bazen koşmaktır yürümek, soruları cevapsız bırakarak;
arkada kalmaya, cevapları bilmemeye aldırmamaktır bazen.
bazen cevaptır zaten geride bırakılmak da, anlamaz insan;
sevmeye uyanıp, elini tutacak cesareti bulamamaktır,
cevap vermektense kendi kalbini avucuna tutuşturmaktır yaşamak.
gereğinden çok uzamış bir çift dizeyiz biz.
başlamaktan korkan, bitmekten korkan,
salt yürüyebildiğinden, yürümenin sonsuzluğuna aldanmış iki çocuk.
nerede duracaksak orada anlat bana rüzgarı.
ne daha önce duyulsun hikayem, ne daha sonra.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!