17 Mart 2016 Perşembe

uzaklarda yaşam

martınonyedincigünü2016

uzaklara gelene kadarmış uzakların büyüsü.
uzaklara ne götürdüğünle alakalıymış
orada ne bulacağın.
evinde ağır ağır katları çıkan asansörler
uzaklarda da ağır ağır yol alıyormuş.
uzaklara duyduğun özlem,
uzaklarda da uzaklara oluyormuş.

anlattıkların ya da anlatabileceklerin
sen değişmedikçe aynı kalacakmış.
nereye gidersen git,
her daim senin olan tek memleket
içine sığındığın
modeli eskimiş, tekleyip duran bedeninmiş.

bir adım ötendeki mutluluk
nereye gidersen git,
bir adım ötende kalacakmış meğer.
değiştiğini düşündüğün her şey
ne kadar uzağa gitsen de
sadece yer değiştiriyormuş.

beraber düşüyoruz nereye gidersek gidelim.
uzaklarda da içimiz içimizi yiyor.
bileklerimize bağlanmış zincirler,
ruhumuza işlemiş adaletsizlik,
anlamını unuttuğumuz barış,
nereye gidersen, ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş
omzunda, yük gibi duruyormuş meğer.

bu kendimden uzağa nasıl giderim?
kurallarımı dinlemeyen kendimi
hangi hurdalığa bırakıp kaçabilirim ki?

hiç bilmiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

benim de söyleyeceklerim var!