ağustosunondördü2014
bulutlar yere düşüyordu.
çocuklar altında kalırken;
biz, izleyiciler için
günahlarımızdan başka
sarılacak bir yer bulamamanın
sıkıntıları her yanımızı sarıyordu.
sonra bir menem sıkıntı ile
günahın adı arasında gelip giden sarkaç gibi
iki yandan da yavaş yavaş uzaklaşıyorduk.
bulutlar yeri süpürüyordu
ve biz telefonlar çalmasın,
başkalarının sesi
göğün savaş çığlıklarını bölmesin diye
gömüyorduk vicdanlarımızı
yerin dibine.
bir gece bu hastalık dolu günümüz gecemizden,
vicdanlarımızı kusarak uyansak
ve yüce gönüllerimizi ardımızda bırakıp
samimi ve gerçek bir soğukluğa bürünsek,
olduğumuz gibi olsak
ve kabul etsek olduğumuzu.
belki de tek ihtiyacımız budur.
bir cenaze marşı, bir ölüm;
geriye kalmanın ağırlığında,
geriye ne kadar kalabilinirse kalmak.
sürekli eksilmek, eksilmekten beslenmek,
belki de tek yaptığımız budur.
bulutlar yere düşüyordu.
çocuklar altında kalırken;
biz, izleyiciler için
günahlarımızdan başka
sarılacak bir yer bulamamanın
sıkıntıları her yanımızı sarıyordu.
sonra bir menem sıkıntı ile
günahın adı arasında gelip giden sarkaç gibi
iki yandan da yavaş yavaş uzaklaşıyorduk.
bulutlar yeri süpürüyordu
ve biz telefonlar çalmasın,
başkalarının sesi
göğün savaş çığlıklarını bölmesin diye
gömüyorduk vicdanlarımızı
yerin dibine.
bir gece bu hastalık dolu günümüz gecemizden,
vicdanlarımızı kusarak uyansak
ve yüce gönüllerimizi ardımızda bırakıp
samimi ve gerçek bir soğukluğa bürünsek,
olduğumuz gibi olsak
ve kabul etsek olduğumuzu.
belki de tek ihtiyacımız budur.
bir cenaze marşı, bir ölüm;
geriye kalmanın ağırlığında,
geriye ne kadar kalabilinirse kalmak.
sürekli eksilmek, eksilmekten beslenmek,
belki de tek yaptığımız budur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!