gece, sessizce yürürdü benimle.
geride bıraktığım küçük cennet,
aklımda inanca dair sözler,
bir tavşan yuvasında kaybettiğim hayalin özeti.
yaşayabildiklerime inanmaktan başka
hangi güç tutar ayaklarımı bu yolda?
uğruna ölmeler, ölülere aşık küçükler,
henüz bir ömür eskimiş zaferler
ve onun sonsuza dek genç şehitleri,
nasıl gömülsün ki faniliğime,
kaybolsun içimde?
şeytanın peşinde koşar allah'ın askerleri.
her gün biraz daha aç zaferlere,
düşman bellledikleri için her an ecel.
tokluğun çöple ölçüldüğü bir dünyada
fazla eski idi toprakla yaşadığım aşk
ve yorgun düşmemek için
tüm yapabildiğim sevdiklerime sarılmaktı.
sarıldım güzelliğine verdiklerinin.
sayısız aldığımı listeledim
ve ağır ağır dönen bu dünyaya yük olmaksızın göçmenin hayallerini
kattım hayallerime;
gerçekleşme ihtimaline karıştırdım kendimi.
bir gece, şehirleri birbirinden ayıran çizgileri geçerken,
aklımdan geçenlere yetişemedi ellerim de,
bu kadarını söyleyebildim
günlerdir parça parça kulağıma fısıldadıklarının.
yine gel rüyalarıma,
yerle bir et sevmelerdeki cehaletimi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!