şubatınyirmisekizi2013
anlayabileceğin bir dilde söylemek isterdim
seni ne kadar çok sevdiğimi.
hayatın dikenlerinin ellerine batmadığını,
sonsuz bir sıcağa yerleştiğini göğsünün
bir tek ölümden korktuğunu, sevginin.
ama ne görüyor, bilmiyorum gözlerin.
nereye tutunuyor ruhun,
terk edip gidecekken annenin kollarını
ve neden bir ev bu kadar senin.
sen gelme bana, ben serilirim karşına,
oynarız iki çocuk, bize özgü oyunları.
kim bilir nasıl düşmüştün tellerin ardına,
nasıl hissetmiştin sıcağını dört çocuğun da
kıvrılmıştın kalplerine küçük bir bebekken.
meğer önce sen yaşlanacakmışsın,
meğer ilk sen korkutacakmışsın ölümle.
anlayabileceğin bir dilde söylemek isterdim
seni ne kadar çok sevdiğimi.
hayatın dikenlerinin ellerine batmadığını,
sonsuz bir sıcağa yerleştiğini göğsünün
bir tek ölümden korktuğunu, sevginin.
ama ne görüyor, bilmiyorum gözlerin.
nereye tutunuyor ruhun,
terk edip gidecekken annenin kollarını
ve neden bir ev bu kadar senin.
sen gelme bana, ben serilirim karşına,
oynarız iki çocuk, bize özgü oyunları.
kim bilir nasıl düşmüştün tellerin ardına,
nasıl hissetmiştin sıcağını dört çocuğun da
kıvrılmıştın kalplerine küçük bir bebekken.
meğer önce sen yaşlanacakmışsın,
meğer ilk sen korkutacakmışsın ölümle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!