eylülünondokuzu2013
dokunulmaz iddeallerin kölesiydi.
yıllara meydan okuyor
eksiklerinde yaşıyordu.
mutsuzsuzluğun kökü yoktu onun için,
mutluluğun da;
hiçbir yere bağlanmıyordu ayakları.
daha iyinin kölesi,
bir adım geride kalmanın karabasanı,
koşmaktan başka bir şey bilmiyordu.
zamanı geldiğinde,
saplanmaktan korkuyordu
o an durduğu yere.
bir de, elinde tuttuğuna inanamayan vardı.
elindeki kum tanesi bile olsa
salt elinde olduğu için
ona bağlanan başka bir köle.
karşılıklı atardı kalpleri,
birbirlerini düşündükçe hızlanırdı.
neden, neden böyle hissetmeliyiz,
bu adını söyleyemediğimiz şeyleri yaşarken,
böylesine uzak, böylesine soğuk şehirlerde
ciğerlerimizi yakan soğuklar içinde
nasıl, nasıl sulh içinde uyuyabiliriz?
'pencereleri kaldırdım, kaldırdım güneşi,
sükunet nefes alıyorum,
yiyor, içiyorum.
sükunet sulh demek değil,
ama bana yeter'.
dokunulmaz iddeallerin kölesiydi.
yıllara meydan okuyor
eksiklerinde yaşıyordu.
mutsuzsuzluğun kökü yoktu onun için,
mutluluğun da;
hiçbir yere bağlanmıyordu ayakları.
daha iyinin kölesi,
bir adım geride kalmanın karabasanı,
koşmaktan başka bir şey bilmiyordu.
zamanı geldiğinde,
saplanmaktan korkuyordu
o an durduğu yere.
bir de, elinde tuttuğuna inanamayan vardı.
elindeki kum tanesi bile olsa
salt elinde olduğu için
ona bağlanan başka bir köle.
karşılıklı atardı kalpleri,
birbirlerini düşündükçe hızlanırdı.
neden, neden böyle hissetmeliyiz,
bu adını söyleyemediğimiz şeyleri yaşarken,
böylesine uzak, böylesine soğuk şehirlerde
ciğerlerimizi yakan soğuklar içinde
nasıl, nasıl sulh içinde uyuyabiliriz?
'pencereleri kaldırdım, kaldırdım güneşi,
sükunet nefes alıyorum,
yiyor, içiyorum.
sükunet sulh demek değil,
ama bana yeter'.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
benim de söyleyeceklerim var!