18 Şubat 2015 Çarşamba

borç harç

şubatınonsekizi2015

şu üzerimize bıraktığın kar,
bizi gömse olduğumuz yere de,
uzun zamanlar sonraki çocuklar için
ilgi çekici bir şey bırakabilsek bari.
olduğumuz, olmaya çalıştığımız şeyler,
kapladığımız yerden biraz büyük
sadece biraz büyük olaydı da,
bari şu uğruna borçlandığımız nefesler
bir dirhem daha kıymet edeydi.

oysa nereye baksam,
elleri göğe çevrilmiş insanlar
en az kendileri kadar güzellik istiyor.
bu yakarış, yabani.
bana, ben de yeterim,
bana, benden azı da yeter,
bana, yokluk da yeter.
yeter ki düşüncelerimden eksilme.

terk ettiğinden beri bizi birbirimize,
sana duyduğumuz açlıkla
kemiriyoruz
seni yerleştirdiğimiz tahtı.
adını bilmeden, suretini görmeden
uydurduğumuz isimlerinle
kelleler alıp kurbanlar veriyoruz.

bana bir tek senin azın yetmiyor.
oysa öyle azsın ki,
senden geldiğine inandığım kelimeler dışında
neredesin, iyi misin, bir derdin var mı bilmem.
halbuki şu dimdik duran bedenler,
uğruna cani olmuş korkuluklar,
sureti hayriyelerin,
öyle hakim ki sözlerine,
yabaniyim onların dillerinde.

üzerimize bıraktığın kar
akıp denize kavuşurken
ben de sana kavuşsam
ve alacak ya da borç kalmasa aramızda artık?