23 Eylül 2014 Salı

yeniye doğru

eylülünondokuzu2014

göğsüne yerleşmiş ağrısı
dünyalar ciğerlerinin arasında
ilk kez ayrılıyor gibi süzülüyorlar
iki yana.
ve birbirinden ayrılan kıtalar gibi
yırtık, öyle yavaş,
öyle bir sabırla ilerliyor ki,
ağrısı nesiller sonrasında dahi
göz yaşlarıyla anılacak bir miras oluyor
insan zihninde.

fotoğrafını çekenler
basmaya cesaret edemiyor
tenin yırtığını kağıda
ve korku içinde yakıyorlar tüm delilleri
hiçbir çocuk görmesin diye
büyüklerin acısını.
eller canın boğazında,
bir sıkıntının artçılarını
yerleştiriyor gözlerinin önündeki denize.
görmediğimiz yerlerde çukurları var dünyanın,
hep onlar düştüklerimiz,
anımsadıklarımız.

bir gün bakarsın
kanadını sökmüş götürmüş rüzgar
sen yazın keyfini sürerken;
sürmüş senden geriye kalanı uzaklara.
sonra başka bir gün gelmiş,
uçmanın hayallerini çağıramaz olmuşsun,
kanatların için sırtında yer kalmamış.
artık havaya sarılamayan
bir sürüngen olmuşsun.

o zaman gökten düşenlerin adı,
tükenmişlere döner
ve evrildikleri yerde sürekli yarılanarak
silinirler evlerinden.
çünkü hayat bitenleri ve düşenleri
unutarak yer açar tazeliğe.